Evin atmosferi yalnızca mobilyalarla değil, o mobilyaların rengi, dokusu ve yarattığı ruh haliyle şekillenir. Doğal ahşap, insana geçmişten gelen bir tanıdıklık ve güven hissi verdiği için evlerde güçlü bir duygusal etki oluşturur. Peki farklı ahşap renk tonları ruh halimizi nasıl etkiliyor? Hangi renk hangi ortamda daha doğru bir seçim olur?
Mobenta olarak, masif ahşabın hem doğallığını hem de psikolojik etkisini önemseyen bir marka olarak bu sorulara yakından bakıyoruz.

Ahşap, doğadan gelen bir malzeme olduğu için insan beyninde otomatik olarak “güvenli, sıcak ve sakin” duygularını tetikler. Bu doğal bağı güçlendiren şey ise renk tonlarıdır. Renk; mekânın enerjisini, algılanan sıcaklığını, hatta odanın genişlik hissini bile değiştirir.
Ahşap renk seçimi, bir mobilyayı yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir eşya hâline getirir.
Naturalnut, açık meşe, kayın tonları gibi sıcak-açık renkler:
Açık tonlar, özellikle küçük salonlar, çalışma odaları ve giriş alanlarında mükemmel sonuç verir.
Orta sıcak ceviz tonları veya doğal meşe tonları:
Bu tonlar, hem modern hem geleneksel çizgideki evlerde içsel bir denge yaratır.
Myranth, myanthbank, koyu ceviz ve antrasit tonları:
Koyu tonlar, güçlü bir ifade isteyen kullanıcıların ideal tercihidir.
Forestgreen, petrol yeşili, terracotta veya kızıl tonlar gibi renklendirilmiş ahşaplar:
Bu renkler özellikle modern, bohem veya doğa temalı dekorasyonlarda öne çıkar.
Mobenta’nın özel renklendirme teknikleri sayesinde, seçtiğin ton yalnızca yüzeyde bir renk değil; ağacın damarını, dokusunu ve ruhunu ortaya çıkaran bir tasarım unsuru hâline gelir.